English-Turkish translations for basin:

Havza · leğen · kâse · havuz · çanak · other translations

basin Havza

A low-pressure system along the California coast is creating a cyclonic system across the L.A. Basin.

California sahilinde etkisini gösteren alçak basınç sistemi L.A havzası boyunca siklonik bir sistem yaratıyor.

Odessa's on the permian basin and that's a fault line, honey.

Odessa permiyen havzasında ve o da fay hattı, tatlım.

Amazon River Basin

Amazon Nehri Havzası

Click to see more example sentences
basin leğen

He already gave me a basin.

Bana bir leğen verdi zaten.

Chuny, get me a basin of water.

Chuny, bana bir leğen su getir.

He says, go fetch a basin.

Git bir leğen getir." dedi.

Click to see more example sentences
basin kâse

Give the gentleman a towel and a basin of turtle soup.

Beyefendiye bir havlu ve bir kase de kaplumbağa çorbası ver.

I need a basin and a towel.

Bana bir kâse ve havlu lazım.

Natale, check if the basin is empty!

Natale, bak bakalım kase boş mu.

basin havuz

In an empty basin two old women

Boş bir havuzda iki yaşlı kadın

basin çanak

Golden Basin Foot Massage Palace

Altın Çanak Ayak Masajı Sarayı