English-Turkish translations for basketball:

basketbol · basket · basket topu · basketbolcu · basketbol topu · other translations

basketball basketbol

There's a high school basketball game tonight somewhere in america, and there's a great story there.

Bu gece Amerika'nın bir köşesinde bir lise basketbol karşılaşması ve orada da harika bir hikaye var.

You're, like, a basketball God or something to these guys.

Sen bu çocuklar için bir basketbol tanrısı gibisin.

I mean, I'm a basketball coach.

Sonuçta ben bir basketbol koçuyum.

Click to see more example sentences
basketball basket

And then right behind her is Benny with his stupid basketball, going

Ve sonra onun hemen arkasında Benny, o aptal basket topuyla, gidiyordu

Give me a beer and a college basketball game, I'm happy.

Bana bir bira ve basket maçı ver mutlu olurum.

A new house and basketball court Deacon!

Yeni bir ev ve basket sahası Vekil efendi!

Click to see more example sentences
basketball basket topu

Yes, but it's not a basketball.

Evet, ama basket topu değil.

That's a basketball!

Bir basket topu!

Princess grace just swallowed a basketball.

Prenses Grace bir basket topu yutmuş.

Click to see more example sentences
basketball basketbolcu

Does Michael Jordan just play basketball?

Michael Jordan sıradan bir basketbolcu mu?

Hockey players, basketball

Hokey oyuncuları, basketbolcular

Justheck the yard him,whistler,mahone and that basketball kid none of 'em will be there!

Bahçeyi kontrol edin O,Whistler,Mahone ve o basketbolcu çocuk Hiçbiri orada olmayacak!

Click to see more example sentences
basketball basketbol topu

Tomorrow, put out only one basketball.

Yarın sadece bir tane basketbol topu çıkar.

It's a basketball.

Bir basketbol topu.

This is a one-of-a-kind commemorative Thunder basketball.

Bu türünün tek örneği Thunder hatıra basketbol topu.