English-Turkish translations for battle:

savaşmak, savaş · mücadele · dövüş · çatışma · muharebe · savaşım · mücadele etmek · kavga · savaşa katılmak · dövüşmek · çarpışmak, çarpışma · düello · harp · other translations

battle savaşmak, savaş

There's romance, there's action, there's kind of battle between good and evil. Stop!

Romantizm var, aksiyon var iyi ve kötü arasında bir çeşit savaş var.

I was not yet prepared for this battle.

Hayır! Henüz bu savaş için hazır değilim!

This is your prize of battle.

Ama bu senin savaş ödülün.

Click to see more example sentences
battle mücadele

It will be a very long and difficult battle.

Çok uzun ve zor bir mücadele olacak.

Hey, what an incredible battle!

Hey, ne inanılmaz mücadele ama!

Today, you won a major battle.

Bugün, büyük bir mücadele kazandın.

Click to see more example sentences
battle dövüş

Every day, it's some kind of battle, some kind of fight.

Her gün bir tür mücadele, bir tür dövüş var.

It's not a fight but, a battle.

Bu bir dövüş değil, bir yarış.

Every day is a battle.

Her gün kavga dövüş.

Click to see more example sentences
battle çatışma

There was a big battle.

Büyük bir çatışma oldu.

There'll be a battle here, soon.

Yakında burada bir çatışma olacak.

There was a terrible battle.

Korkunç bir çatışma oldu.

Click to see more example sentences
battle muharebe

This is a battle a war.

Bu bir muharebe, bir savaş.

I wouldn't exactly call it a battle.

Ben buna tam olarak muharebe demezdim.

My father won a battle today.

Babam bugün bir muharebe kazandı.

Click to see more example sentences
battle savaşım

But this isn't my personal battle.

Ama bu benim kişisel savaşım değil.

This is my personal battle.

Bu benim kişisel savaşım.

This is my battle, not yours.

Bu benim savaşım, senin değil.

Click to see more example sentences
battle mücadele etmek

That's why I wrote this book, because the battle against Merit Thievery has to continue.

Bu kitabı bu yüzden yazdım. Çünkü hak hırsızlığına karşı mücadele devam etmek zorunda.

Tobey Marshall and Johnny V are battling for fifth.

Tobey Marshall ve Johnny V beşincilik için mücadele ediyorlar.

But we still battled to survive.

Ama hayatta kalmak için mücadele ettik.

Click to see more example sentences
battle kavga

Every day is a battle.

Her gün kavga dövüş.

We fought a hard battle.

Sıkı bir kavga yaptık.

Mr. Dussel and I had a great battle yesterday.

Bay Dussel ve ben, dün büyük bir kavga ettik.

Click to see more example sentences
battle savaşa katılmak

Tenth level, thousands of battle droids.

Onuncu katta binlerce savaş droidi var.

Then battle will be joined.

O zaman, savaşa o da katılacak.

And the great battle of Thalius Prime was over.

Ve başkan Thalius'un katıldığı savaş sona erdi.

battle dövüşmek

There's a battle to be fought but it's not as simple as just fighting it.

Yapılması gereken bir savaş var ama bu sadece dövüşmek kadar basit bir olay değil.

Battle of the one-percenters. This isn't a boy's fight club.

Genç çocukların dövüştüğü bir dövüş kulübü değil bu.

battle çarpışmak, çarpışma

It's a goddamn battle!

Bu, lanet bir çarpışma!

Then, Hoichi, chant the battle of Dan-no-ura.

Öyleyse, Hoichi, Dan-no-ura da Son Çarpışma'yı söyle.

battle düello

He won the battles of Qilian, Dongting, Zhongyuan and other countless duels defeating many legendary masters.

Pek çok efsanevi ustayı devirip Qilian, Dongting, Zhongyuan ve daha pek çok sayısız düelloyu kazandı.

battle harp

Long may you defend Edoras if the battle goes ill.

Edoras'ı uzun süre koruyasın Eğer bu harp biterse.