English-Turkish translations for bay:

koy · bölüm · körfez · hangar · doru · bölme · al · cumba · doru at · other translations

We also found translations for word bay in Turkish.

bay koy

Atlantic Pacific Indian Arctic Mediterranean Gulf of Mexico and Caribbean, Australasian Hudson Bay

Atlantik Pasifik Hint Arktik Akdeniz Meksika Körfezi Karayip, Pasifik Adaları Hudson Koyu

Are you the Bay Harbor Butcher?

Liman Koyu Kasabı sen misin?

I'm the bay harbor butcher.

Liman Koyu Kasabı benim.

Click to see more example sentences
bay bölüm

All emergency personnel, please report to bay six.

Tüm acil durum personeli, altıncı bölüme lütfen.

The one that left your launch bay nine minutes ago.

Sol tarafta ki fırlatma bölümü dokuz dakika önce.

Robot bay has been destroyed

Robot bölümü yok edildi.

Click to see more example sentences
bay körfez

Men like John Hawkins of the Hawkins Bay Company.

Hawkins Körfez Şirketi'nden John Hawkins gibi adamlar.

Godzilla has entered Tokyo Bay heading north for Tokyo.

Godzilla Tokyo körfezine girdi, Tokyo'ya doğru kuzeye ilerliyor.

It's only my favorite bay.

En sevdiğim körfez o!

Click to see more example sentences
bay hangar

Enterprise shuttle bay two, prepare for docking.

Atılgan mekik hangarı iki, iniş için hazır olun.

Where's the main shuttle bay?

Ana mekik hangarı nerede?

Shuttle Bay to Captain Janeway.

Mekik Hangarından, Kaptan Janeway'e.

Click to see more example sentences
bay doru

There's a bay horse outside.

Dışarıda doru bir at var.

There were horses in the stalls a bay, two black and a gray.

Ahırlarda atlar vardı bir doru, iki siyah ve bir gri.

Big bay horse.

Bir doru atı.

Click to see more example sentences
bay bölme

Bay number five.

Beş numaralı bölme.

Bay three hangar is opening.

Bölme üç hangarı açılıyor.

Empty storage bays.

Boş depo bölmeleri.

Click to see more example sentences
bay al

Mr. McKinley, we get phone calls once a month about Crescent Bay.

Bay McKinley, bir ay kadar önce Crescent Bay'dan bir telefon aldık.

You take the loading bay. We'll take the door.

Sen yükleme bölümünü al, biz de kapıyı.

bay cumba

I've always wanted a bay window.

Hep bir cumba pencere istedim.

bay doru at

There's a bay horse outside.

Dışarıda doru bir at var.