English-Turkish translations for bazaar:

Pazar · Çarşı · other translations

bazaar Pazar

Inspector Rowntree is here to see you. Large crowd at the Bazaar this morning. Oh?

Müfettiş Rowntree seni görmek için burada. Pazarda bu sabah büyük bir kalabalık var.

The arms bazaar was open. guided missiles, unguided missiles, mortars, mines, armored personneI carriers.

Silah pazarı açılmıştı. Güdümlü, güdümsüz füzeler. Havan topları, mayınlar, zırhlı personel taşıyıcılar.

Now then, you both go into the bazaar.

Şimdi, o zaman, ikiniz de pazara gidin.

Click to see more example sentences
bazaar Çarşı

This is not a bazaar.

Burası da çarşı değil.

There's an area in Chavdi Bazaar, Chudi walan Katra.

Chavdi Çarşı içinde bir alan var Chudi walan Katra.

Yeah, the bazaar.

Evet, çarşı işte.