English-Turkish translations for be:

Ø · -il, -dir · olmak · var, varmak · var olmak · hakkında · bulunmak · çekmek · durmak · tutmak · sanki · anlamına gelmek · mal olmak · alınmak · varlığını göstermek · other translations

We also found translations for word be in Turkish.

be Ø

And I want it to be right for you. And the time It is not right for you.

Senin için de doğru zaman olsun istiyorum ve şu an senin için doğru zaman değil.

Thank you very much, it's really nice to be here.

Çok teşekkür ederim, burada olmak gerçekten çok güzel.

You want to be a good girl, don't you?

İyi bir kız olmak istiyorsun, değil mi?

Click to see more example sentences
be -il, -dir

And I want it to be right for you. And the time It is not right for you.

Senin için de doğru zaman olsun istiyorum ve şu an senin için doğru zaman değil.

Thank you very much, it's really nice to be here.

Çok teşekkür ederim, burada olmak gerçekten çok güzel.

You want to be a good girl, don't you?

İyi bir kız olmak istiyorsun, değil mi?

Click to see more example sentences
be olmak

And I want it to be right for you. And the time It is not right for you.

Senin için de doğru zaman olsun istiyorum ve şu an senin için doğru zaman değil.

I think this could be really good for you.

Bence bu senin için gerçekten iyi olur.

Be my best friend, please, because I really need you.

En iyi arkadaşım ol lütfen, çünkü sana gerçekten ihtiyacım var.

Click to see more example sentences
be var, varmak

How can you be with a guy that's got a problem with the very thing you're all about?

Nasıl bir adamla olabilir Sen tüm ilgili çok şey ile ilgili bir sorun var olduğunu?

There was something about being there.

Burada olmakla ilgili bir şey var.

If only there was another way for a cop to be a hero.

Bir polisin kahraman olması için başka bir yol da var tabii.

Click to see more example sentences
be var olmak

How can you be with a guy that's got a problem with the very thing you're all about?

Nasıl bir adamla olabilir Sen tüm ilgili çok şey ile ilgili bir sorun var olduğunu?

Because he had such a hard life, being sick wasn't so bad.

Çünkü böyle zor bir hayatı vardı, hasta olmak kadar kötü.

You may be okay with dying, but I have a better plan for you.

Ölmek senin için sorun olmayabilir ama benim daha iyi planım var.

Click to see more example sentences
be hakkında

But that doesn't mean that everything has to be black and white, right?

Evet, haklısın ama bu demek değil ki her şey siyah ve beyaz olacak, değil mi?

Since when do you have to be nice to be right?

Ne zamandan beri haklı olmak için iyi olmak gerekiyor?

My son is a good person he deserves to be happy.

Benim oğlum iyi bir insan ve mutlu olmayı hak ediyor.

Click to see more example sentences
be bulunmak

It can be that hard to find one normal guy in this town just to use one night.

Sadece bir gece kullanmak için bu şehirde normal bir adam bulmak bu kadar zor olmamalı.

Tomorrow you may find someone more beautiful.. then she will be your Queen.

Yarın daha güzel birini bulacaksın ve o da kraliçen olacak.

Then find someone to be you.

O zaman sen olacak birisini bul.

Click to see more example sentences
be çekmek

I'll find something else important and interesting to do, and all will be well and good.

Yapacak başka önemli ve ilgi çekici bir şey bulurum. Ve her şey iyi ve güzel olur.

Will that be cash or check?

Nakit mi olacak, çek mi?

The next shot will be here.

Bir daha ki çekim burada olacak.

Click to see more example sentences
be durmak

But it's very important not to stop being a husband and a wife.

Ama bir koca ve karısı olmanın durdurmak için çok önemlidir.

Now, wait a minute. You be nice, all right?

Dur bir dakika, kibar davran, tamam mı?

Be careful, stay away from that.

Dikkat et, ondan uzak dur.

Click to see more example sentences
be tutmak

Just keep your eyes open and be careful, okay?

Gözlerini açık tut ve dikkatli ol, tamam mı?

But that's changed now, I guess, because he does know where she's being held.

Ama bu durum artık değişti, çünkü sanırım şu anda nerede tutulduğunu biliyor.

You be creative and just keep Paige and Brody alive.

Sen yaratıcı olması ve sadece Paige ve Brody canlı tutmak.

Click to see more example sentences
be sanki

She's such a beautiful girl, but it's like she just wants to be ugly now.

O kadar güzel bir kız ki, ama sanki artık çirkin olmak istiyormuş gibi.

Like this might all be your fault.

Sanki bütün bunlar senin suçun gibi.

Like things could be different.

Sanki her şey farklı olacakmış gibi.

Click to see more example sentences
be anlamına gelmek

Perhaps it'll be second best but. .it doesn't mean you can't have a life.

Belki ikinci en iyi olacak ama bu, hayatın olmayacak anlamına gelmez.

This means that I'll be the first.

Bu da ilk ben olacağım anlamına geliyor.

But that means you gotta be careful.

Ama bu dikkatli olman gerek anlamına geliyor.

Click to see more example sentences
be mal olmak

Must be the good stuff.

İyi bir mal olmalı.

Gabrielle Van der Mal will be known as Sister Luke.

Gabrielle Van der Mal, Rahibe Luke olarak tanınacak.

This stuff better be pure.

Şu mal saf olsa iyi olur.

Click to see more example sentences
be alınmak

You'll never be invited no offense.

Sen asla davet edilmeyeceksin, Alınmak yok.

Sam, it looks like I'm being targeted by something horrendous.

Sam, görünüşe göre korkunç bir şey tarafından hedef alınıyorum.

be varlığını göstermek

Being an incredibly important, fancy neurosurgeon has its perks.

İnanılmaz önemli, gösterişli bir nörocerrah olmanın avantajları var.