English-Turkish translations for beach:

plaj · sahil · kumsal · kıyı · other translations

beach plaj

Yeah, but there's a beach.

Evet, ama bir plaj var.

Oh, yeah? Does it have a beach?

Oh, Evet Bir plaj yetmez mi?

That little beach must belong to it.

O küçük plaj da eve ait olmalı.

Click to see more example sentences
beach sahil

He has an amazing beach house and a really nice place in the city too.

İnanılmaz bir sahil evi var, ve şehirde de çok güzel bir evi.

Just some drinks and good music on the beach.

Sadece sahilde içki ve biraz güzel müzik.

Why did you stay on the beach so long?

Neden bu kadar uzun süre sahilde kaldın?

Click to see more example sentences
beach kumsal

If you want to do something nice for Libby, there's a beautiful beach three kilometers from here.

Eğer Libby için hoş bir şey yapmak istiyorsan buradan üç kilometre uzakta çok güzel bir kumsal var.

From that point forward, that beach has never been the same.

O noktadan sonra kumsal hiç bir zaman aynı olmadı.

Just stay calm. Be the beach.

Sadece sakin ol ve bir kumsal ol.

Click to see more example sentences
beach kıyı

Did you ever see a beached whale on television?

Hiç kıyıya vurmuş bir balina gördün mü, televizyonda?

There's a beached whale.

Kıyıya vurmuş bir balina var.

Prettiest beach on the Atlantic coast.

Atlantik kıyısındaki en güzel sahil.

Click to see more example sentences