English-Turkish translations for bearer:

taşıyan · taşıyıcı · getiren · other translations

bearer taşıyan

We need a stretcher bearer here!

Buraya bir sedye taşıyıcısı lazım!

You are a Ring-bearer, Frodo.

Sen bir Yüzük Taşıyıcısı'sın, Frodo.

You bring great evil here, Ring-bearer. SAM:

Buraya büyük bir kötülük getirdin, Yüzük Taşıyıcısı.

Click to see more example sentences
bearer taşıyıcı

All the chair bearers and musicians are Big Head Li's employees.

Tüm tahtırevan taşıyıcılar ve müzisyenler, Koca Kafalı Li'nin çalışanıymış.

Yes, "dashing" is a prerequisite for flag bearers.

Evet, "havalı" olmak, bayrak taşıyıcıları için ön koşuldur.

Not you, insignificant bearer.

Seninle değil, değersiz taşıyıcı.

Click to see more example sentences
bearer getiren

You bring great evil here, Ring-bearer. SAM:

Buraya büyük bir kötülük getirdin, Yüzük Taşıyıcısı.