English-Turkish translations for beautiful:

güzel · harika · hoş · çok iyi · muhteşem · tatlı · biçimli · harikulade · nefis · şahane · other translations

beautiful güzel

When was the last time someone told you just how beautiful you are?

En son ne zaman birisi sana, ne kadar güzel olduğunu söyledi?

My beautiful girl you are very beautiful.

Benim güzel kızım sen çok güzelsin.

What a beautiful little girl.

Ne güzel bir kız çocuğu.

Click to see more example sentences
beautiful harika

You have a beautiful family and it's great to be part of it tonight.

Çok güzel bir aileniz var ve bu gece onun bir parçası olmak harika.

We had two beautiful kids, a beautiful home.

İki harika çocuğumuz, güzel bir evimiz vardı.

oh Honey, this is beautiful.

Oh, tatlım burası harika bir yer.

Click to see more example sentences
beautiful hoş

Tell her that she's lovely and she looks really beautiful and that she smells really nice today.

Ona çok hoş olduğunu ve gerçekten güzel göründüğünü söyle bir de bugün gerçekten çok hoş koktuğunu.

If you want to do something nice for Libby, there's a beautiful beach three kilometers from here.

Eğer Libby için hoş bir şey yapmak istiyorsan buradan üç kilometre uzakta çok güzel bir kumsal var.

You really do have a beautiful voice.

Gerçekten çok hoş bir sesin var.

Click to see more example sentences
beautiful çok iyi

But I think you're a very fine, beautiful young woman.

Ama bence siz çok iyi, güzel bir genç bayansınız.

My God, you look beautiful.

Tanrım, Çok iyi görünüyorsun.

Very good, you have a beautiful head.

Çok iyi, çok güzel bir başın var.

Click to see more example sentences
beautiful muhteşem

But now I have a wonderful husband, a beautiful home

Ama şu an muhteşem bir kocam ve güzel bir evim var.

It is beautiful here, right?

Burası muhteşem, değil mi?

I want a double room and bath for myself and my beautiful wife.

İki kişilik bir oda ve benim ile muhteşem karım için bir banyo.

Click to see more example sentences
beautiful tatlı

What you need is someone sweet and beautiful and young!

Biliyorum ki, sana gereken tatlı biri güzel ve genç!

It is a beautiful country and the people are incredibly sweet.

Bu güzel bir ülke ve bu insanlar inanılmaz derecede tatlı.

But, milo, you are a very funny, sweet guy, and love is beautiful thing.

Ama Milo, sen çok komik ve tatlı bir erkeksin. Ve aşk çok güzel bir şey.

Click to see more example sentences
beautiful biçimli

At least they're beautiful, and nothing in this world like people.

En azından güzeller ve hiçbir biçimde bu dünyadaki insanlar gibi değiller.

As an art form, revenge is nothing if not beautiful.

Bir sanat biçimi olarak, intikam güzel değil de nedir.

Beauty and the Mirror Mirror? What kind of mirror is it?

Nedir o? "güzellik ve ayna." ne biçim bir ayna o?

Click to see more example sentences
beautiful harikulade

Thank you so much for those beautiful, beautiful roses.

Bu harikulade güller için çok teşekkür ederim.

And religion is not wonderful. It's not beautiful.

Din harikulade bir şey değil, güzel bir şey de.

What a beautiful melody!

Ne harikulade bir melodi.

Click to see more example sentences
beautiful nefis

I began to feel beautiful and delicious, Like a great painting or a waterfall.

Kendimi, muhteşem bir tablo ya da bir şelale gibi güzel ve nefis hissetmeye başladım.

It's a beautiful morning out there, Mikey.

Dışarıda nefis bir sabah var Mikey.

Anyway, he is a beautiful specimen.

Her neyse, nefis bir örnek.

beautiful şahane

I have a wonderful, beautiful wife.

Çok şahane, güzel bir karım var.

That beautiful rhapsody of love and youth and spring

Aşk, gençlik ve bahar temalı Şahane bir rapsodi