English-Turkish translations for because:

çünkü · için, -diği için · yüzünden · nedeniyle · sebebiyle · sayesinde · -den dolayı · sırf · zira · other translations

because çünkü

It's not a good job because I'm better than that, and you know I'm better than that.

Benim için iyi bir değil çünkü bundan daha iyiyim ve daha iyi olduğumu siz de biliyorsunuz.

Because you're my best friend, all right?

Çünkü sen benim en iyi arkadaşımsın tamam mı?

Because, because I'm not good enough.

Çünkü çünkü, ben yeterince iyi değilim.

Click to see more example sentences
because için, -diği için

It's not a good job because I'm better than that, and you know I'm better than that.

Benim için iyi bir değil çünkü bundan daha iyiyim ve daha iyi olduğumu siz de biliyorsunuz.

Because you're being honest with me, I I want to be honest with you.

Bana karşı dürüst olduğun için, ben de sana dürüst olmak istiyorum.

Because this case is important to me.

Çünkü bu dosya benim için önemli.

Click to see more example sentences
because yüzünden

That's exactly why I'm here, because you think that's a good idea.

İşte bu yüzden buradayım çünkü bunun iyi bir fikir olduğunu sanıyorsun.

Because God knows what's on this, that's why.

Neden mi? Çünkü içinde ne var Tanrı bilir, bu yüzden.

Also common because of the dry air, but then you mentioned radiation poisoning thanks.

Bu kuru hava yüzünden yaygın bir şey ama radyasyon zehirlenmesinden bahsettin. Teşekkürler.

Click to see more example sentences
because nedeniyle

And that's just good because you know why?

Ve bu çok iyi çünkü neden biliyor musun?

Why, because you say it is?

Neden, sen öyle dediğin için mi?

It's because they're not serious about power, that's why.

Çünkü onlar güç hakkında ciddi değil,nedeni bu.

Click to see more example sentences
because sebebiyle

I made a mistake, and I know now why because you were special, were you?

Bir hata yaptım, ve şimdi sebebini biliyorum çünkü sen özel değildin, değil mi?

Because he's got a job, that's why.

Çünkü onun işi var, sebebi bu.

Because there was no reason to stay.

Çünkü kalmak için bir sebep yoktu.

Click to see more example sentences
because sayesinde

I have a beautiful wife, two beautiful children, all because of my brother.

Güzel bir karım var, iki de güzel çocuğum. Hepsi de kardeşim sayesinde.

Because of her, we're family.

Onun sayesinde, biz bir aileyiz.

The best country on the earth, because of men like Marshal Jed Cooper!

Dünyadaki en iyi ülke, Şerif Jed Cooper gibi adamlar sayesinde.

Click to see more example sentences
because -den dolayı

And because of that, I have a little surprise for you.

Ve bundan dolayı senin için küçük bir sürprizim var.

Just because of one stupid little misunderstanding.

Sadece küçük aptal bir yanlış anlamadan dolayı.

And because of that reason,

ve bu nedenden dolayı

Click to see more example sentences
because sırf

And so many people died because of it

Sırf Bu yüzden bir çok insan öldü

So he's the suspect just because some weird things happened?

Yani sırf bazı tuhaf şeyler oldu diye mi şüpheli o?

Just because he works for the FBl?

Sırf FBI için çalıştığı için mi?

Click to see more example sentences
because zira

It's gonna help us because there's a dark hair on it.

Bize yardımcı olacak, zira üzerinde koyu bir saç var.

Because l have no other choice.

Zira başka bir seçeneğim yok.

Because this is Sydney, Australia.

Zira, burası Sydney, Avustralya.

Click to see more example sentences