English-Turkish translations for becoming:

olma · yerinde · çekici · hal · yakışan · uygun · doğru · akıllı · oluş · other translations

becoming olma

But I I am trying to become a better man.

Ama ben daha iyi bir adam olmaya çalışıyorum.

Please don't become my problem.

Lütfen benim sorunum olma.

I'm going to become a gentleman art thief.

Centilmen olmak için sanat hırsızı olmaya gidiyorum.

Click to see more example sentences
becoming yerinde

But, I'll cook for you everyday and I'll become perfect.

Ama her gün senin için yemek yapacağım, mükemmel olacağım.

When did we become a food diva?

Biz ne zaman yemek divası olduk?

Unfortunately, becoming a sharpshooter is only half the story.

Ne yazık ki, bir keskin nişancı olmak hikâyenin sadece yarısıdır.

Click to see more example sentences
becoming çekici

I find myself looking handsome and becoming more charming.

Kendimi daha yakışıklı ve çekici bulmaya başlıyorum.

Whose life would become more unbearable then?

O zaman kimin hayatı daha çekilmez olur?

How a really attractive person, if you don't like them, becomes ugly?

Nasıl, gerçekten çekici bir insan, hoşlanmadığın, çirkin biri olur?

Click to see more example sentences
becoming hal

Mr. President, ladies and gentlemen, the situation in Matobo has now become critical.

Sayın Başkan, bayanlar ve baylar, Matobo'daki durum kritik bir hal aldı.

You're still well-mannered and refined, but you'll lose that and become shameless.

Hala terbiyeli ve safsın, ama bu özellikleri kaybedeceksin ve utanmaz olacaksın.

In water, the world becomes blurry.

Suyun içinde, dünya bulanık bir hal alır.

Click to see more example sentences
becoming yakışan

Luxury doesn't become you.

Lüks olmak sana yakışmıyor.

Anxiety doesn't become you, lnspector.

Endişe sana yakışmıyor, Müfettiş.

Hypocrisy doesn't become you, Sean.

İkiyüzlülük sana yakışmıyor Sean.

Click to see more example sentences
becoming uygun

And in due time, he will become a legend.

Ve uygun zamanda, o, bir efsane olacak.

To become a suitable host.

Uygun bir konakçı olmak için.

The kids become really obnoxious.

Çocuklar gerçekten uygunsuz oluyorlar.

Click to see more example sentences
becoming doğru

That's right, who made me become like this?

Doğru. Peki kim beni bu hale getirdi?

That's where the girl becomes a star, right?

Orada kız bir yıldız olur, doğru mu?

Right. Girls can't become Makai Knights.

Doğru, kızlar Makai Şövalyesi olamazlar.

Click to see more example sentences
becoming akıllı

Aw, Chris. In a few minutes you'll become a smart, successful Jewish man.

Chris. birkaç dakika içinde başarılı ve akıllı bir yahudi olacaksın.

Become a smart boy.

Akıllı bir oğlan ol.

The mind and body become one

Akıl ve vücut bir olur.

becoming oluş

Man and machine working together to become a weapon.

İnsan ve makine, bir silahı oluşturmak için beraber çalışıyor.

That's complicated, because the country had become two colonies.

Bu karışık bir durum, Çünkü ülke iki koloniden oluşuyordu.

And eventually coalesced to become the moon.

Ve sonunda da bir araya gelerek Ay'ı oluşturdular.