English-Turkish translations for beginning:

başlangıç · baş, başlanan · başlama · ilk · başlangıç noktası · other translations

beginning başlangıç

This is a start, but there's something we need to begin the real work.

Bu da bir başlangıç ama gerçek işe başlamak için bir şeye ihtiyacımız var.

It's just a beginning.

Bu sadece bir başlangıç.

It's like a whole new beginning.

Bu yepyeni bir başlangıç gibi.

Click to see more example sentences
beginning baş, başlanan

Annie, calm down, start from the beginning, and tell me exactly what happened.

Annie, sakin ol ve bana tam olarak ne olduğunu, başından anlat.

Then tell me once more from the beginning.

O zaman en başından itibaren bir daha anlat.

From the beginning, you and me.

En başından, sen ve ben.

Click to see more example sentences
beginning başlama

Is there anything you'd like to say before we begin, Number One?

Başlamadan önce söylemek istediğin başka bir şey var Bir Numara?

Now, before we begin, we have a very special film.

Şimdi, başlamadan önce çok özel bir filmimiz var.

Before this faculty interrogation begins, Herr Haupt wishes to ask a question.

Fakülte sorgusu başlamadan önce Bay Haupt size bir soru sormak istiyor.

Click to see more example sentences
beginning ilk

The first annual South Park film festival begins today.

İlk Yıllık South Park Film Festivali bugün başlıyor. Vay!

lf shooting begins, he'll be the first victim.

Eğer ateş ederse o ilk kurban olacak.

Computer, begin first round.

Bilgisayar, ilk raunda başla.

Click to see more example sentences
beginning başlangıç noktası

This is the beginning of a five-pointed star.

Bu, beş köşeli bir yıldızın başlangıç noktası.