English-Turkish translations for believe:

inanmak · inancı olmak · düşünmek · güvenmek · sanmak · other translations

believe inanmak

Police don't believe me, you don't believe me, so tell me, what do you want to talk about?

Ne polis ne de sen bana inanıyorsun, bu yüzden söylesene, ne hakkında konuşmak istiyorsun?

But then it's all so hard to believe, isn't it?

Ama tüm bunlara inanması çok zor değil mi?

I know him better than you do, believe me.

Onu senden daha iyi tanıyorum, inan bana.

Click to see more example sentences
believe inancı olmak

Look, I know it's hard to believe now, but things will get better.

Biliyorum, şu an buna inanmak zor ama her şey çok daha iyi olacak.

But believe me, you'll be one of us

Ama inan bana, sen de bizden olacaksın

It's hard to believe you were ever that small.

O kadar küçük olduğuna inanmak çok zor.

Click to see more example sentences
believe düşünmek

Everybody thinks I'm a whore and for the first time, I'm starting to believe it.

Herkes bir fahişe olduğumu düşünüyor ve ilk kez ben de buna inanmaya başlıyorum.

Believe me, you think this is a modern world?

İnan bana. Bunun modern dünya olduğunu mu düşünüyorsun?

This candidate believes he would make a good officer!

Bu aday iyi bir subay olabileceğini düşünüyor!

Click to see more example sentences
believe güvenmek

The world isn't a safe place, believe me.

Dünya güvenli bir yer değil, inan bana.

I believe in you, Frank, just believe in yourself.

Ben sana inanıyorum, Frank, sen de kendine güven.

This time I actually believe I'm safe.

Bu sefer gerçekten güvende olduğuma inanıyorum.

Click to see more example sentences
believe sanmak

Well, I believe so too.

Ben de öyle sanıyorum.

He's also a christian, at least, I believe so.

O ayrıca bir Hristiyan. En azından öyle sanıyorum.

I believe you've called before, sir.

Sanıyorum daha önce de aradınız efendim.

Click to see more example sentences