English-Turkish translations for bell:

bell · çan · zil · çalma · çıngırak · other translations

We also found translations for word bell in Turkish.

bell bell

There is something very important in this town, Mr. Bell.

Bu şehirde çok önemli bir şey var, Bay Bell.

Bell, take six men and go see what's up there.

Bell, altı adam al ve git ne olduğuna bak.

Paul, this is Director Roger Bell.

Paul, bu Direktör Roger Bell.

Click to see more example sentences
bell çan

This part is a dream I think there there's a tower and a bell, and a garden below

Bu kısım bir rüya sanırım. Bir kule ve çan var, aşağıda da bir bahçe.

That's like a little bell.

Küçük bir çan ismi gibi.

It's just the church bells to warn the ships, that's all

Bunlar sadece kilisenin çanları, gemileri uyarmak için, hepsi bu.

Click to see more example sentences
bell zil

It's more like a bell.

Daha çok bir zil gibi.

Hurry up, the bell will go in a minute.

Acele et. Zil bir dakika içinde çalacak.

An ordinary dinner bell.

Sıradan bir yemek zili.

Click to see more example sentences
bell çalma

He just liked ringing that bell.

Sadece o zili çalmayı seviyordu.

Stop ringing that bell!

Şu zili çalmayı kes artık!

Quit ringing the bell, Quasimodo.

Zili çalmayı bırak, Quasimodo.

Click to see more example sentences
bell çıngırak

Ladies and gentlemen, here's Silver Bells!

Bayanlar baylar, karşınızda Gümüş Çıngırak!

What kind of bells?

Ne çeşit çıngırak sesi?