English-Turkish translations for belligerent:

kavgacı · saldırgan · other translations

belligerent kavgacı

North Korea continues to act in a provocative and belligerent manner.

Kuzey Kore kışkırtıcı ve kavgacı bir şekilde hareket etmeye devam ediyor.

A belligerent old fart!

Kavgacı eski bir osuruk!

I'm not being belligerent, Mom.

Ben kavgacı değilim, anne.

Click to see more example sentences
belligerent saldırgan

Or maybe he's just a belligerent pervert.

Ya da o sadece saldırgan bir sapık.

But Morrison sounded drunk and belligerent again.

Ama Morrison, yine sarhoş ve saldırgan gibiydi.