English-Turkish translations for bend:

bükme · viraj, virajlı · eğilmek, eğmek · dirsek · edilmek · eğilme · eğme · çökmek · bükmek · düğüm · esnetmek · other translations

bend bükme

I'm only programmed to bend for constructive purposes.

Ben sadece inşa amaçlı bükme için programlandım.

Amon captured him and took his bending.

Amon onu yakaladı, ve bükme gücünü elinden aldı.

He loves bending, just like me.

Bükmeyi seviyor, tıpkı benim gibi.

Click to see more example sentences
bend viraj, virajlı

Look who's coming round the bend It's Santa and his reindeer friends

Bak kim geliyor o virajdan bu Noel Baba ve rengeyiği arkadaşları

Two hours later, they hit a hairpin bend.

İki saat sonra, keskin bir viraja girdiler.

Sharp bend, left!

Sola keskin viraj!

Click to see more example sentences
bend eğilmek, eğmek

Bend this arm slightly.

Bu kolu hafifçe .

Bend them a bit more.

Onları biraz daha .

People bend over backwards to cater to him.

İnsanlar ona hizmet için geriye doğru eğiliyor.

bend dirsek

Uh, next time, bend your left elbow a little more.

Şey, bir daha ki sefere, sol dirseğini biraz daha kır.

Elbow people knee gentlemen bending persons hand kissers.

Dirsek insanlar, diz beyler kıvrak insanlar el öpenler.

Bend the elbow higher.

Dirseğini daha yukarı bük.

bend edilmek

When it starts firing, you bend and bye bye.

Ateş etmeye başladığında, eğilirsin ve hoşça kal.

Go satisfy your bend-lust.

Git bükme içgüdünü tatmin et.

bend eğilme

And a bit of bending does me no harm.

Ve biraz eğilmenin bana bir zararı olmaz.

Yes. Just don't bend over.

Evet, sadece eğilme, yeter.

bend eğme

Don't bend to her, Gaius.

Ona boyun eğme Gaius.

Psychics and spoon-bending is one thing, but demons?

Psişik olma ve kaşık eğme basit şeyler, ama iblisler mi?

bend çökmek

On bended knees, please come and play with me.

Diz çöküyorum, lütfen gel, ve benimle oyna.

Dan, on my bended knees, win this race.

Dan karşında diz çöküyorum, kazan bu yarışı.

bend bükmek

But Bending's my middle name.

Ama bükmek benim göbek adım.

Jack, bending time is impossible.

Jack, zamanı bükmek imkansızdır.

bend düğüm

It's an alpine butterfly bend.

Bir alp kelebeği düğümü.

bend esnetmek

Maybe a little rule-bending on the down-low.

Belki bir miktar kuralları esnetmek gerekir.