English-Turkish translations for bent:

eğilim · bükük · eğri · namussuz · kır · bükülmüş · other translations

We also found translations for word bent in Turkish.

bent eğilim

Have you got a philosophical bent?

Felsefi bir eğilimin var mı?

You got a political bent to you, Detective?

Senin politik bir eğilimin var mı, Detektif?

Halfway open, or halfway closed depending on your philosophical bent.

Yarı açık veya yarı kapalı. Felsefi eğilimine göre değişir.

bent bükük

Two hands, knees bent, feet parallel.

İki el, dizler bükük, ayaklar paralel.

My new bent outlook has completely re-energized me.

Yeni bükük görüntüm beni tamamen enerjiyle doldurdu.

A bent spoon.

Bükük bir kaşık.

bent eğri

Eat my bent wang, Rick Springfield.

Eğri çükümü ye, Rick Springfield.

We all know that thing is thin, bent, and uncircumcised.

Hepimiz biliyoruz ki o şey küçük, eğri ve sünnetsiz.

As long he's thin, bent, and uncircumcised.

İnce, eğri ve sünnetsiz olduğu sürece.

bent namussuz

Wynn: Raylan Givens never struck me as bent.

Raylan Givens bana asla namussuz gibi gelmemiştir.

Oh You bent bastard!

Oh Seni namussuz piç!

bent kır

And rules can't be bent, right?

Ve kurallar kırılmaz değil mi?

So you think you could out-clever us French folk with your silly knees-bent, running-about advancing behavior!

Demek biz Fransızlar'dan akıllı olduğunuzu sandınız. O aptal dizlerinizi kıra kıra koşturup duruyorsunuz.

bent bükülmüş

Rain and wind and weather Hell-bent for leather.

Rüzgârlı hava ve yağmur. Deri için cehennem büküldü.