English-Turkish translations for berry:

çilek · böğürtlen · meyve · dut · tane · other translations

berry çilek

They're berries. White and yellow, kill a fellow. Purple and blue, good for you.

Onlar çilek. beyaz ve sarı, adam öldürür. pembe ve mavi, senin için idealdir.

Do you want some berries?

Biraz çilek ister misin?

Oh look! Nuts and berries for dinner.

Akşam yemeği için fındık ve çilek var.

Click to see more example sentences
berry böğürtlen

Fresh berries and your coffee.

Taze böğürtlenler ve kahve.

You're half man and half berry?

Sen yarım insan yarım böğürtlen misin?

The refreshments will be berries, meat and rainwater.

Yiyecek ve içecekler böğürtlen, et ve yağmur suyu olacak.

Click to see more example sentences
berry meyve

It's not an ordinary berry.

O sıradan bir meyve değil.

Me and Randy had seen those berries before.

Ben ve Randy bu meyveleri daha önce de görmüştük.

It was that or poison berries.

Ya o ya da zehirli meyveler.

Click to see more example sentences
berry dut

That's a shoe, this is a berry.

O bir ayakkabı, bu da dut.

It's like a berry, but way more exotic.

Dut gibi ama çok daha egzotik. Evet.

I found a berry patch.

Bir dut çalılığı buldum.

Click to see more example sentences
berry tane

I found some berries.

Bir kaç tane çilek buldum.

The berries have a sweet flavor.

Tanelerinin hoş bir tadı var.

I made it singular 'cause you only have one man-berry.

Tekil kullandım, çünkü yalnızca bir tane cevizin var.