English-Turkish translations for beyond:

ötesi, ötesine, ötesinde · dışında · öte, öteye, ötede · ileri · fazla · ayrıca · daha ileri · other translations

beyond ötesi, ötesine, ötesinde

Ladies and gentlemen, there is life beyond our world.

Bayanlar ve baylar, dünyamız ötesinde yaşam var.

Just beyond that forest there's a garden with a small pond.

Bu ormanın az ötesinde küçük bir göleti olan bir bahçe var.

I'm sorry, it's gone beyond that.

Üzgünüm, Bu onun çok ötesinde.

Click to see more example sentences
beyond dışında

This is a biological fact beyond our control.

Bu bizim kontrolümüz dışında biyolojik bir gerçek.

This is beyond my control.

Bu benim kontrolümün dışında.

Find her but follow just beyond her scanner range.

Onu bulun ama sadece tarayıcı menzilinin dışından takip edin.

Click to see more example sentences
beyond öte, öteye, ötede

It's beyond that. But wait a minute.

Bu bundan da öte Ama bekle bir dakika

But she's beyond dangerous, Clark.

Ama o tehlikeliden de öte Clark.

Everything is beyond okay, clark.

Her şey iyiden de öte Clark.

Click to see more example sentences
beyond ileri

I mean, you, you've gone beyond.

Yani sen, sen çok ileri gittin.

Beyond the sea And never again I'll go sailing No more sailing

denizin ilerisinde ve asla denize açılmayacağım bir daha bir daha asla

Beyond the fort there is a desert, Lieutenant Drogo

Kalenin ilerisinde bir çöl vardır, Teğmen Drogo

Click to see more example sentences
beyond fazla

For each of these stars, there are a billion more in the universe beyond.

Bu yıldızların her biri için, evrenin ötesinde bir milyar daha fazla yıldız vardır.

dad, what's beyond the desert?"and i tell 'em," more desert.

Baba çölün ötesinde ne var?"Ve onlara" daha fazla çöl" var derim.

Oh, that is beyond egregious, your honor.

Bu çok fazla bir ücret Sayın Hâkim.

beyond ayrıca

Besides, Patrick Tyneman has contacts beyond Ballarat, and my editor is one of them.

Ayrıca, Patrick Tyneman'ın Ballarat'ın ötesinde bağlantıları var, ve editörüm onlardan biri.

beyond daha ileri

Beyond the sea And never again I'll go sailing No more sailing

denizin ilerisinde ve asla denize açılmayacağım bir daha bir daha asla