English-Turkish translations for bind:

bağlamak · birleştirmek · bağlayan şey · tutmak · other translations

bind bağlamak

It's nothing very binding or important, really just a confession of murder.

Aslında çok bağlayıcı ya da önemli bir şey değil. Sadece bir cinayet itirafı.

I mean, this is legally binding?

Yani, bu yasal olarak bağlayıcı mı?

I can't offer you a legally binding union.

Yasal olarak bağlayıcı bir birliktelik sunamam size.

Click to see more example sentences
bind birleştirmek

It's nothing very binding or important, really just a confession of murder.

Aslında çok bağlayıcı ya da önemli bir şey değil. Sadece bir cinayet itirafı.

You signed a legally binding contract.

Yasal olarak bağlayıcı bir kontrat imzaladın.

It's a binding ritual.

Bu bir baglayici ritüel.

Click to see more example sentences
bind bağlayan şey

It's nothing very binding or important, really just a confession of murder.

Aslında çok bağlayıcı ya da önemli bir şey değil. Sadece bir cinayet itirafı.

It's not like it was binding forever.

Sonsuza kadar bağlayıcı bir şey değildi.

That's the glue that binds us together.

Bizi birbirimize bağlayan şey de bu.

bind tutmak

It is only your example, Lancelot, that binds them all.

Onları birarada tutan şey sadece senin örneğin Lancelot.