English-Turkish translations for binding:

bağlayan, bağlayıcı · bağlar · bağlama, bağlam · tutucu · bağ · cilt · other translations

binding bağlayan, bağlayıcı

It's nothing very binding or important, really just a confession of murder.

Aslında çok bağlayıcı ya da önemli bir şey değil. Sadece bir cinayet itirafı.

I mean, this is legally binding?

Yani, bu yasal olarak bağlayıcı mı?

I can't offer you a legally binding union.

Yasal olarak bağlayıcı bir birliktelik sunamam size.

Click to see more example sentences
binding bağlar

This bond unites us as women and binds us as sisters.

Bu birleşme bizi kadınlar ve kardeşler gibi birbirine bağlar

This binds us.

Bu bizi bağlar.

Misfortune binds people together.

Talihsizlik insanları birbirine bağlar.

Click to see more example sentences
binding bağlama, bağlam

Binding Wyatt's powers solves all our problems, believe me.

Bağlama Wyatt yetkileri tüm sorunları çözer, inan bana.

And then suddenly we all wanna bind Wyatt's powers?

Ve sonra aniden hepimiz istiyoruz bağlama Wyatt yetkileri?

No signs of struggle or binding.

Mücadele etme ya da bağlama izi yok.

Click to see more example sentences
binding tutucu

It is only your example, Lancelot, that binds them all.

Onları birarada tutan şey sadece senin örneğin Lancelot.

binding bağ

It is a binding spell.

Bu bir bağ büyüsü.

binding cilt

All great writers begin with a good leather binding and a respectable title.

Tüm büyük yazarlar güzel bir deri cilt ve saygın bir başIıkla başlar.