English-Turkish translations for birth:

doğum · doğuran · biyolojik · doğuş, doğuştan · nüfus · other translations

birth doğum

He had all the proper ID driver's license, birth certificate, Social Security card

Her türlü gerekli kimliği vardı. Ehliyeti, doğum sertifikası, sosyal güvenlik kartı.

American, male birth and death.

Amerikan, erkek, doğum ve ölüm.

The autopsy revealed that she gave birth approximately a month ago.

Otopsi sonucunda, yaklaşık bir ay önce doğum yaptığı ortaya çıktı.

Click to see more example sentences
birth doğuran

Belle St. John gave birth to Thomas Stephen Fargo eight months after you left.

Belle St. John, Thomas Stephen Fargo'yu doğurdu. Sen gittikten sekiz ay sonra.

At least mom died after giving birth to me.

En azından annem beni doğurduktan sonra öldü.

A lioness gave birth to a kitten. Didn't you see the traffic lights?

Bir dişi aslan bir yavru doğurdu. değil trafik ışıkları gördünüz mü?

Click to see more example sentences
birth biyolojik

But you know who would be like a birth mother to you?

Ama kim senin için bir biyolojik anne gibi olurdu, biliyor musun?

I think I'm your birth mother.

Sanırım ben senin biyolojik annenim.

Her birth mother, okay?

Biyolojik annesi, tamam mı?

Click to see more example sentences
birth doğuş, doğuştan

And he went, saw a man blind from birth.

Ve o gitti doğuştan kör bir adam gördü.

It's kind of a birth defect thing.

Bir tür doğuştan beri olan bir şey.

It's probably a defect from birth.

Bu sanırım, doğuştan gelen bir şey.

Click to see more example sentences
birth nüfus

A birth certificate is just a piece of paper.

Nüfus cüzdanı da sadece bir kâğıt parçası.

He compared the birth, marriage, death, and population densities of London and Paris.

Londra ve Paris arasındaki doğum, evlilik, ölüm ve nüfus yoğunluğu verilerini karşılaştırdı.