English-Turkish translations for bitter:

acımasız, acılı, acı · sert · kötü · bira · şiddetli · keskin · other translations

bitter acımasız, acılı, acı

Well, at least that explains why you're so lonely and bitter.

En azından bu, neden bu kadar yalnız ve acınası olduğunu açıklıyor.

But I had a very bitter experience.

Ama çok acı bir tecrübem oldu.

But, in ten years they're gonna be fat, bitter, divorced alcoholics.

Ama on yıl sonra şişman, acılı, boşanmış alkolikler olacaklar.

Click to see more example sentences
bitter sert

You'll die a bitter man and never see them again.

Öleceksin, sert adam ve onları bir daha asla göremeyeceksin.

By then, he was such a bitter old man

O zamana kadar, sert yaşlı bir adamdı.

Don't be so bitter, Bruno.

Bu kadar sert olma, Bruno.

Click to see more example sentences
bitter kötü

You're a sad, bitter man, Jimmy Lisbon.

Sen mutsuz kötü bir adamsın, Jimmy Lisbon.

Yeah, that tastes bad, definitely bitter.

Evet, tadı çok kötü, kesinlikle acı.

A blood donor that stays young and fresh forever, but without the bitter aftertaste.

Sonsuza dek genç ve taze kalan bir kan verici, ancak ağızda sonra kalan kötü tat olmadan.

Click to see more example sentences
bitter bira

Four bitter beers, please.

Dört keskin bira lütfen

And a pint of bitter.

Ve koyu bir bira.

A pint of bitter, please.

Bir koyu bira, lütfen.

Click to see more example sentences
bitter şiddetli

I mean, he's Very bitter

Demek istediğim, çok şiddetli

Not hatred. or bitterness. or anger.

Nefret, şiddet ya da kızgınlık değildir.

Second, identity without this rage consuming me, without this resentment, this bitterness, who am I?

İkincisi, kimlik Beni tüketen bu öfke olmadan, bu kızgınlık, bu şiddet olmadan, ben kim olurum?

bitter keskin

Four bitter beers, please.

Dört keskin bira lütfen

Miss Yuen, bitterness, like the sea, is boundless.

Bayan Yuen, keskin ve denizler gibi sonsuz.