English-Turkish translations for bizarre:

tuhaf · garip · acayip · biçimsiz., biçimsiz · other translations

bizarre tuhaf

And this, my bizarre looking little friend, is a map to the carnival.

Ve bu da, benim tuhaf görünüşlü küçük dostum, karnavalın haritası.

Life is so bizarre, isn't it?

Hayat çok tuhaf, değil mi?

This was the longest and most bizarre trial in Dade County history.

Bu dava Dade County tarihindeki en uzun ve en tuhaf dava oldu.

Click to see more example sentences
bizarre garip

I swear this is a bizarre joke.

Yemin ederim, bu garip bir şaka.

That's why you're getting this bizarre request.

Bu yüzden bu garip istekle karşılaşıyorsun.

He died in a bizarre gardening accident some years back.

Birkaç yıl önce garip bir bahçe kazasında öldü.

Click to see more example sentences
bizarre acayip

Wow, this is really bizarre

Vay, bu acayip bir şeymiş.

You just have a very bizarre gait.

Çok acayip bir yürüyüş şeklin var.

It was bizarre.

Acayip bir şeydi.

Click to see more example sentences
bizarre biçimsiz., biçimsiz

That is bizarrely tenuous.

Bu garip biçimde dayanaksız.

Hey, your feet are bizarrely huge.

Ayakların garip bir biçimde kocaman.