English-Turkish translations for black:

siyahlı, siyah · kara · zenci · siyahi · siyah elbise · koyu · siyah renk · karanlık · kötü · is · karaborsa · pis · mor · morarmış · morarmış göz · siyah giysi · kızgın · siyaha boyamak, siyah boya · şeytani · kasvetli · other translations

black siyahlı, siyah

There's something about this that is so black, it's, like, how much more black could this be?

Bence bu çok kara bir şey gibi, şey gibi, bu daha ne kadar siyah olabilir?

Okay, black people aren't funny.

Tamam. Siyah insanlar komik değil.

The white and the black.

Beyaz olan ve siyah olan.

Click to see more example sentences
black kara

There's something about this that is so black, it's, like, how much more black could this be?

Bence bu çok kara bir şey gibi, şey gibi, bu daha ne kadar siyah olabilir?

She was a very famous black queen.

O çok ünlü bir kara kraliçeydi.

I've discovered a black hole.

Bir kara delik keşfettim.

Click to see more example sentences
black zenci

She was with a black woman and a white guy.

Yanında, zenci bir kadın ve beyaz bir adam varmış.

Is he a black woman?

Zenci bir kadın mi?

Oh, that cute little black girl.

Şu küçük sevimli zenci kız.

Click to see more example sentences
black siyahi

Never like, "we're never gonna have a black president" never? 'cause that happened.

Asla siyahi bir başkan gelmeyecek gibi bir asla mı? Çünkü bu oldu.

That's pretty black, right?

Bu oldukça siyahi, değil mi?

Take it easy, black George Michael.

Ağır ol bakalım, siyahi George Michael.

Click to see more example sentences
black siyah elbise

Come on, let's go buy you a nice black dress.

Hadi gel sana güzel siyah bir elbise alalım.

With that black hair and green dress.

Siyah saçlı ve yeşil elbiseli olan.

He was wearing a black suit.

Siyah bir takım elbise giyiyordu.

Click to see more example sentences
black koyu

Can I have a black coffee, please.

Koyu bir kahve alabilir miyim, lütfen.

Computer, another cup of coffee, black.

Bilgisayar, başka bir fincan kahve, koyu.

And black coffee for me.

Bana da koyu kahve.

Click to see more example sentences
black siyah renk

She's really, really, really little and has black, black curly hair and violet eyes.

Gerçekten, gerçekten, gerçekten küçük siyah kıvırcık saçları ve menekşe rengi gözleri var.

Okay, colors that don't work are blue, yellow, green, red, black, white, orange, and purple.

Tamam işe yaramayan renkler; mavi, sarı, yeşil, beyaz, kırmızı, siyah, turuncu ve mor.

And, yes, Mr. Wayne, it does come in black.

Ve evet, Bay Wayne, siyah rengi var.

Click to see more example sentences
black karanlık

Like black and white, light and dark.

Siyah ve beyaz, aydınlık ve karanlık gibi.

It's just black forever.

Sadece karanlık. Sonsuza dek.

I keep seeing these letters and symbols and this great blackness and daggers.

Bu mektupları sakladığımı görüyorum semboller ve büyük karanlık ve hançerler.

Click to see more example sentences
black kötü

Black and white, good and evil, right and wrong.

Siyah ve beyaz, iyi ve kötü, doğru ve yanlış.

Not just black and white or good and evil.

Sadece siyah ve beyaz veyahut iyi ve kötü değil.

Black, white, good and bad horses!

Siyah, beyaz, iyi ve kötü atlar!

Click to see more example sentences
black is

Sometimes he's a huge black bear. Sometimes he's a great strong man.

Bazen büyük siyah bir ayı, bazen ise güçlü bir insan.

His street name is Black Mike.

Sokak adı ise Black Mike.

These are black.

Bunlar ise siyah.

Click to see more example sentences
black karaborsa

Black market art is a small world.

Karaborsa sanat dünyası küçük bir dünya.

Black-market importers, thieves not a place for tourists.

Karaborsa sahipleri, hırsızlar Turistlere göre bir yer değil.

Raphael Hernandez cartel kingpin and one of the Black Market Bazaar's largest suppliers.

Raphael Hernandez, kartel patronu, Karaborsa Çarşısı'nın en büyük tedarikçilerinden biri.

Click to see more example sentences
black pis

Okay, so Johnny's ex-wife is a nasty Little black widow spider monkey named Julie.

Tamam, Johnny'nin eski karısı Julie isminde pis küçük siyah ve dul bir örümcek maymunu.

Come on, you stinking black!

Hadi, seni pis kokulu zenci!

I'm black and hairy, and I stink!

Kara ve kıllıyım, ve pis kokarım!

Click to see more example sentences
black mor

Okay, colors that don't work are blue, yellow, green, red, black, white, orange, and purple.

Tamam işe yaramayan renkler; mavi, sarı, yeşil, beyaz, kırmızı, siyah, turuncu ve mor.

This isn't the Black and Blue ball.

Bu Siyah Beyaz Balosu, siyah ve mor değil.

Big, fat, tall, short, small, white, black, yellow, purple

Büyük, şişman, uzun, kısa, küçük beyaz, siyah, sarı, mor

Click to see more example sentences
black morarmış

Blind guy with a black eye is not as funny as it sounds.

Gözü morarmış kör adam, kulağa komik geliyor ama komik değil.

First, Trevor comes home with a black eye.

Önce, Trevor morarmış bir gözle eve geliyor.

A black eye isn't a formality.

Morarmış bir göz, formalite değil.

Click to see more example sentences
black morarmış göz

Blind guy with a black eye is not as funny as it sounds.

Gözü morarmış kör adam, kulağa komik geliyor ama komik değil.

First, Trevor comes home with a black eye.

Önce, Trevor morarmış bir gözle eve geliyor.

A black eye isn't a formality.

Morarmış bir göz, formalite değil.

Click to see more example sentences
black siyah giysi

Black and white eyes, red suit.

Siyah ve beyaz gözler, kırmızı giysi.

You were wearing a black leather suit and riding a motorcycle.

Üzerinde siyah deri bir giysi vardı ve bir motosiklete biniyordun.

Black hair, handsome features. Strange clothes covered in fresh blood.

Siyah saçlar, yakışıklı bir yüz taze kanla kaplı tuhaf giysiler.

black kızgın

Angry Black Captain.

Kızgın, siyah bir yüzbaşı.

The black, angry one.

Siyah ve kızgın olan!

St. Black Dahlia High, what a sight for sore eyes!

Aziz Black Dahlia High, kızgın gözler için ne manzara!

black siyaha boyamak, siyah boya

Get me a black-and-white, large.

Bana Siyah-Beyaz getir. Büyük boy.

A black dye?

Siyah boya mı?

A, uh single black crayon.

Siyah pastel boya istedi.

black şeytani

And a Black Diamond with infernal power.

Ve şeytani güçlü bir Kara Elmas.

Satanic black magic.

Şeytani kara büyü.

black kasvetli

I find these black uniforms very drab.

Bu siyah üniformaları çok kasvetli buluyorum.

Sullen, hostile forbidding, as, 'a black day.'

Kasvetli, düşmanca." "Tehditkâr; Kara bir gün.