English-Turkish translations for blanket:

battaniye · örtü · çarşaf · örtmek · battaniye ile örtmek · kaplamak · yorgan · other translations

blanket battaniye

Let me ask you, is there, like, as a general rule, like, a blanket statement

Genel bir kural olarak, gibi, var, sana sorayım, bir battaniye açıklamada, gibi

It's made for reading under the blanket isn't it?

Battaniye altında kitap okumak için değil mi?

And a brand-new filthy blanket.

Ve yepyeni pis bir battaniye.

Click to see more example sentences
blanket örtü

Every family is given a tent, a plastic sheet three blankets and one stove.

Her aileye bir çadır, plastik bir örtü, üç battaniye ve bir ocak veriliyor.

Just a wet blanket, named Pam.

Pam adında ıslak bir örtü var.

Get me a rifle! And a saddle blanket!

Bana bir tüfek ve eyer örtüsü ver!

Click to see more example sentences
blanket çarşaf

Spare sheets and blankets.

Yedek çarşaf ve battaniyeler.

Sir, it appears that Troy Barnes' blanket fort may go to war with Abed Nadir's pillow fort.

Efendim, görünen o ki Troy Barnes'ın çarşaf kalesi Abed Nadir'in yastık kalesiyle savaşa girebilir.

blanket örtmek

Then put a blanket on yourself.

O zaman üzerine battaniye ört.

Cover yourself up with a blanket.

Bir battaniye ile üzerini ört.

blanket battaniye ile örtmek

Cover yourself up with a blanket.

Bir battaniye ile üzerini ört.

blanket kaplamak

Our frost, it covers like a blanket.

Bizim karımız bir battaniye gibi kaplar.

blanket yorgan

Bring a blanket.

Bir yorgan getirin.