English-Turkish translations for blatant:

bariz · apaçık · küstah · açık · other translations

blatant bariz

All Egyptians knew that this was a blatant lie.

Tüm Mısırlılar bunun bariz bir yalan olduğunu biliyordu.

I've never seen such blatant incompetence!

Hiç bu kadar bariz bir beceriksizlik görmemiştim.

How can a man be so blatantly sadistic?

Bir insan nasıl bu kadar bariz sadist olabilir?

Click to see more example sentences
blatant apaçık

Brother, such a blatant lie!

Kardeşim, bu apaçık bir yalan!

Yeah, it was kind of a blatant nepotism thing.

Evet, bu apaçık bir çeşit akraba kayırması.

This is a blatant revolt

Bu apaçık bir isyandır!

Click to see more example sentences
blatant küstah

That's a blatant fabrication, Mr. Taylor!

Bu küstah bir uydurma Bay Taylor!

That would be too blatant.

Bu çok küstahça olurdu.

You blatant thief!

Seni küstah hırsız!

Click to see more example sentences
blatant açık

Aida" walks a fine line between post-feminist critique and blatant objectification.

Aida" post feminist eleştirisiyle açık nesnelleştirme arasında bir çizgide ilerler.

That was a blatant foul!

Çok açık bir fauldü!