English-Turkish translations for blaze:

alev · ateş · büyük alev · cehennem · other translations

blaze alev

Ladies and gentlemen the amazing, blazing stunt cycle spectacular!

Bayanlar ve baylar şaşırtıcı, alev alev muhteşem akrobasi gösterisi!

All: Little Orphan Annie says, when the blaze is blue

Küçük Yetim Annie der ki, alevler mavi olduğunda

Butch and Sundance, out in a blaze of glory.

Butch ve Sundance, bir alev gibi parlayıp sönüyor.

Click to see more example sentences
blaze ateş

Exotic firebird's from the fore'st's of the Amazon, a blaze of breathtaking beauty.

Amazonlar ormanlarından gelen egzotik ateş kuşları, Nefes kesici amazon güzelleri geçidi.

This is Blaze's mother, Gypsy.

Bu da Ateş'in annesi. Çingene.

blaze büyük alev

He was crowned in the blaze and became lvan Grozny, the Terrible or the Great.

Alevler içinde taç giydi ve Korkunç ya da Büyük İvan Grozny oldu.

A small flame can turn into a major blaze.

Küçük bir alev büyük bir yangına dönüşebilir.

blaze cehennem

Madrid burnt in a blazing bordello, sir.

Madrid cehennemi bir genelevde yandı, efendim.