English-Turkish translations for bleed:

akmak · kan kaybetmek · kanamak · kanı akmak · kan ağlamak · yolmak · other translations

bleed akmak

Looks like you still bleed just like everybody else.

Görünüşe göre hala kanın akıyor, herkes gibi.

Yep. They bleed black goo.

Evet, kanları siyah akıyor.

And, of course, her nose bleeds.

Ve tabii ki burnu akıyor.

Click to see more example sentences
bleed kan kaybetmek

That kid was bleeding out. You're a surgeon, and I needed you. That kid is Ben.

O çocuk kan kaybediyordu ve sen de bir cerrahsın ve sana ihtiyacım vardı.

You're bleeding, but not bad.

Kan kaybediyorsun ama çok değil.

He was bleeding, officer.

Kan kaybediyordu, memur bey.

Click to see more example sentences
bleed kanamak

Well, I'm bleeding.

Pekala, ben kanıyorum.

I'm bleeding badly.

Çok kötü kanıyorum.

Well, scalp wounds bleed a lot, you know?

Kafa derisindeki yara çok kanar, biliyor musun?

Click to see more example sentences
bleed kanı akmak

The first to bleed loses, okay?

Önce kanı akan kaybeder, tamam mı?

Now they will bleed. And bleed.

Artık onların kanı akacak ve akacak.

And he will bleed too.

Ve onun kanı akacak.

Click to see more example sentences
bleed kan ağlamak

My heart bleeds for you, Kali.

İçim senin için kan ağlıyor Kali.

My heart bleeds for the victims.

kurbanlar için yüreğim kan ağlıyor.

My heart bleeds for my guiltless son.

Suçsuz oğlum için kalbim kan ağlıyor.

bleed yolmak

The infection causes neurological symptoms, goes systemic, and DlC causes the bleed.

Enfeksiyon nörolojik semptomlara neden olur, sistemik olur, DIC de kanamaya yol açar.

It also causes bleeding disorders.

Aynı zamanda kanamaya da yol açar.