English-Turkish translations for bleeding:

kanama · other translations

bleeding kanama

I had never seen an open wound or any kind of bleeding before.

Daha önce hiç açık bir yara ya da herhangi bir kanama görmemiştim.

All the victims died the same way internal bleeding.

Tüm kurbanlar aynı şekilde ölmüş, kanama geçirerek.

A little bleeding.

Ufak bir kanama.

Click to see more example sentences