English-Turkish translations for blend:

karışım · harman · uyum sağlamak · gitmek · karışmak, karıştırmak · kaynaşmak · katmak · other translations

blend karışım

This is the perfect blend of electrical and mechanical engineering

Bu araç elektrik ve mekanik mühendisliğin mükemmel bir karışımı.

We started off in a blend Yeah.

Biz bir karışım içinde başladı Evet.

Your basic polyester blend cheap and cheesy.

Bildiğin polyester karışımı. Ucuz ve kalitesiz.

Click to see more example sentences
blend harman

It's, uh, uh, Pinot Cab blend.

Bu, uh, uh, Pinot Cab harmanı.

Yeah, that Indonesian wild boar blend was pretty bitter.

Evet, Endonezya yabandomuzu harmanı bayağı bir sert.

Coffee, Jamaican blend.

Kahve, Jamaika harmanı.

Click to see more example sentences
blend uyum sağlamak

This is what's called blending in like a ninja.

Buna ninja gibi ortama uyum sağlamak denir.

It's called blending in.

Buna uyum sağlamak deniyor.

How? How will Pepito ever blend in? Pepito sucks.

Nasıl? epito nasıl uyum sağlayacak? epito can sıkıcı.

blend gitmek

Go blend somewhere else.

Git başka yerde uyum sağla.

The blending process is really going well for us.

Kaynaşma süreci çok iyi gidiyor benim için.

blend karışmak, karıştırmak

Did Clarice blend you?

Seni Clarice mi karıştırdı?

blend kaynaşmak

Alari-Klaus was blending was too easily.

Alari-Klaus kaynaşması çok kolay oldu.

blend katmak

They sell fair-trade blend downstairs.

İndirimli markaları alt katta satıyorlar.