English-Turkish translations for blind:

kör · kör etmek · görmeyen · körlük · perde · jaluzi · düşüncesiz · engelli · other translations

blind kör

A blind man was seen around here with a girl. who else could it be?. what are you doing?.

Kör bir adam yanında bir kızla bu civarda görülmüş, başka ne olabilir ki? Ne yapıyorsun?

I'm doing damn good for a blind man.

Kör bir adam için gayet iyi gidiyorum.

I'm not technically blind.

Teknik olarak kör değilim.

Click to see more example sentences
blind kör etmek

A blind person doesn't deserve such a woman

Kör bir adam böyle bir kadını hak etmez.

I wonder is he really blind.

Gerçekten kör merak ediyorum.

Why did he blind her?

Niye onu kör etti?

Click to see more example sentences
blind görmeyen

A blind man was seen around here with a girl. who else could it be?. what are you doing?.

Kör bir adam yanında bir kızla bu civarda görülmüş, başka ne olabilir ki? Ne yapıyorsun?

Even a blind man could see that you're beautiful.

Senin güzel olduğunu kör bir adam bile görebilir.

Steve never saw me as a blind woman.

Steve beni asla kör bir kadın olarak görmedi.

Click to see more example sentences
blind körlük

It's better than being blind or losing a leg.

Körlükten ya da bir bacağını kaybetmekten daha iyi.

Mrs Keller, I don't think Helen's worst handicap is deafness or blindness.

Bayan Keller, Helen'ın sorununun körlük ya da sağırlık olduğunu sanmıyorum.

Partial facial paralysis, temporary blindness, drooling bleeding gums, erectile dysfunction uncontrollable flatulence.

Yarım yüz felci, geçici körlük, salya akıtma diş etleri kanamaları, ereksiyon problemleri kontrol edilemeyen yellenme.

Click to see more example sentences
blind perde

I close the register, then you lowerthe blinds and I turn outthe lights, and we both lockthe doors?

Ben kasayı kapatırım, sen perdeleri indirirsin, ben ışıkları kapatırım sonra ikimiz de kapıları kilitleriz ve

Close the blinds, Grey.

Kapat şu perdeyi Grey.

Close the blinds, okay?

Perdeleri kapat tamam mı?

Click to see more example sentences
blind jaluzi

Open that blind, just a few inches.

şu jaluziyi. Sadece bir iki santim.

Venetian blinds must be expensive.

Venedik jaluzileri, çok pahalı olmalı.

Opening virtual blinds.

Sanal jaluziler açılıyor.

Click to see more example sentences
blind düşüncesiz

Blind, naked ambition I think even your Debbie Winokur would've been appalled.

Kör, çıplak ihtiras. Bence senin Debbie Winkour'un bile dehşete düşerdi.

A bomb drops and you go blindly to your death.

Bir bomba düşer ve körü körüne ölüme gidersin.

blind engelli

Now she's deaf blind and also mentally retarded.

Artık hem sağır, hem kör, hem de zihinsel engelli.