English-Turkish translations for bloody:

kanlı · lanet olası · kahrolası · çok · kanayan · zalim · uğursuz · gaddar., gaddar · alçak · other translations

bloody kanlı

Now what exactly happens when I say "Bloody Mary" five times?

Ben beş kez "Kanlı Mary" dersem tam olarak ne olur?

Yeah, pretty bloody, isn't it?

Evet. Bayağı kanlı, değil mi?

It will be a day of endless and bloody battle.

Bu sonsuz bir gün ve kanlı bir savaş olacak.

Click to see more example sentences
bloody lanet olası

But no, this was about a bloody wedding in a bloody church.

Ama hayır, bu lanet bir kilise de lanet bir düğün hakkında oldu.

Oh, where is that bloody number?

Oh, Nerde bu lanet olası numara?

That bloody woman is in London.

O lanet olası kadın Londra'da.

Click to see more example sentences
bloody kahrolası

For that bloody money, you murdered her for that bloody money!

O kahrolası para için onu öldürdün, o kahrolası para için!

Get your bloody hands off me, you bloody bastard!

Kahrolası ellerini üzerimden çek lanet olası piç herif seni!

Where's the bloody key?

Nerede bu kahrolası anahtar?

Click to see more example sentences
bloody çok

But then there would be too many bloody questions.

Ama o zaman çok fazla kahrolası soru olurdu.

And it's gonna end bloody for all of us.

Ve bu hepimiz için çok kanlı olacak.

Not so bloody well.

Çok da kanlı değil.

Click to see more example sentences
bloody kanayan

Three split lips, two bloody noses, twelve smashed knuckles, and four loosened teeth.

Üç patlak dudak, iki kanamış burun on iki ezilmiş parmak eklemi ve dört sallanan diş.

Mr. Rabbit, bloody fangs,

Bay Tavşan, Kanayan dişleri.

No edema, no bloody urine.

Ödem yok, idrarında kan yok.

Click to see more example sentences
bloody zalim

Must be a bloody saint

Zalim bir aziz olmalı.

He wants to destroy the Republic and rule Rome as a bloody tyrant!

Cumhuriyeti yok etmek ve bir zalim olarak Roma'yı yönetmek istiyor!

This is bloody grim, isn't it?

Bu çok zalimce, değil mi?

bloody uğursuz

The bloody book is still out there!

O uğursuz kitap hala dışarıda bir yerde!

What's that bloody noise!

Ne uğursuz bir ses bu!

Poor bloody J got shot.

Zavallı uğursuz J vuruldu.

bloody gaddar., gaddar

You wanna be a Bloody Pirate, don't you?

Gaddar bir Korsan olmak istiyorsun, değil mi?

Bloody crazy woman.

Gaddar deli kadın.

bloody alçak

Don't just threaten me, bloody!

Sakın beni tehdit etme, alçak!