English-Turkish translations for blunt:

açık · kör · kaba · açık sözlü · dobra · küt · körelmiş · patavatsız · other translations

blunt açık

Look, man, I'm sorry for being blunt, but your life's in danger.

Bak dostum, açık sözlü olduğum için üzgünüm ama hayatın tehlikede.

Look, Patrick, I'm sorry to be so blunt with you.

Bak, Patrick. Bu kadar açık sözlü olduğum için üzgünüm.

But I'm gonna be blunt.

Ama ben açık sözlü olacağım.

Click to see more example sentences
blunt kör

He's a blunt instrument.

O kör bir alet gibi.

"Blunt trauma" doesn't tell me anything.

"Kör travma" bana hiçbir şey anlatmıyor.

Are you always this blunt?

Her zaman bu kadar kör müsün?

Click to see more example sentences
blunt kaba

Master Saburo is blunt, perhaps even disrespectful.

Efendi Saburo, kaba birisi belki de saygısız bile.

Multiple stab wounds and blunt-force trauma.

Birkaç bıçak yarası ve kaba kuvvet travması.

Blunt-force consistent with a violent blow.

Şiddetli darbe ile tutarlı bir kaba kuvvet.

Click to see more example sentences
blunt açık sözlü

Look, man, I'm sorry for being blunt, but your life's in danger.

Bak dostum, açık sözlü olduğum için üzgünüm ama hayatın tehlikede.

Look, Patrick, I'm sorry to be so blunt with you.

Bak, Patrick. Bu kadar açık sözlü olduğum için üzgünüm.

But I'm gonna be blunt.

Ama ben açık sözlü olacağım.

Click to see more example sentences
blunt dobra

I'm sorry to be so blunt, but that's the FBI perspective.

Bu kadar dobra olduğum için üzgünüm ama bu FBI'ın bakış açısı.

Look Forgive me for being blunt,

Bak dobra konuştuğum için beni bağışla,

Because I talk like a blunt-talkin' man?

Dobra bir erkek gibi konuştuğum için mi?

blunt küt

Yeah, who stabs someone with a blunt instrument?

Evet, kim birini küt bir aletle bıçaklar ki?

Hard and blunt.

Sert ve küt!

So a blunt instrument was used,something other than a knife.

Yani küt bir nesne kullanılmış. Bıçak haricinde bir şey.

blunt körelmiş

Hm. Something very large and heavy, I'd say, probably blunt-edged.

Geniş ve ağır bir şey derdim, ucu muhtemelen körelmiş.

Maruge, your pencil's very blunt.

Maruge, kaleminin ucu körelmiş.

blunt patavatsız

She is blunt but effective.

Patavatsız ama etkili de.

Uh,i hate to be blunt,Mr. Caid, but you're just

Patavatsız olmayı sevmem Bay Caid, ama az önce