English-Turkish translations for blur:

bulanık · bulaştırmak · bulanıklık · other translations

blur bulanık

Nausea, drowsiness, night sweats, constipation, diarrhea, blurred vision, thirst.

Mide bulantısı, uyuşukluk, geceleyin terleme, kabızlık, ishal bulanık görme, susuzluk.

Dry mouth, palpitations, blurred vision, irritability, upset stomach.

Ağız kuruluğu çarpıntı, bulanık görme, sinirlilik. Mide bozukluğu.

You just said snack room and everything blurred.

Az önce atıştırma odası dedin ve her şey bulanıklaştı.

Click to see more example sentences
blur bulaştırmak

If you're listening to this, blur, thank you for everything.

Eğer bunu dinliyorsan Görüntü, her şey için teşekkürler.

This blur is out there, and Central City ain't your playground anymore.

Bu bulanık şey dışarıda. Artık Central Şehri senin oyun parkın değil.

There's another side to the Blur, and I'm gonna expose it.

Görüntü'nün başka bir tarafı var ve ben bunu açığa çıkaracağım.

Click to see more example sentences
blur bulanıklık

Somewhere inside The Blur, I saw a person.

O bulanıklığın içinde bir yerde, bir adam gördüm.

This blur is a man.

Bu bulanıklık bir adam.

How come this a blur?

Nasıl bir bulanıklık bu?

Click to see more example sentences