boards

What I'm trying to say is this is a board meeting and you're not a member.

Söylemeye çalıştığım şey, bu bir yönetim kurulu toplantısı ve sen bir üye değilsin.

He's my father. That's why I'm on board. That's why I have the key.

O benim babam ve bu yüzden gemideyim. ve bu yüzden anahtarım var.

I've got some interesting news, the school board, offered me a position.

Enteresan haberlerim var, okul kurulu bana bir mevki teklif etti.

President. All I need now is one more ordinary board member.

Şimdi tek ihtiyacım olan, sıradan bir yönetim kurulu üyesi daha.

There's an emergency board meeting today.

Bugün acil bir yönetim kurulu toplantısı var.

All I need now is one more ordinary board member.

Şimdi tek ihtiyacım olan sıradan bir kurul üyesi daha.

But it's not a secret board, is it?

Ama o gizli bir kurul değil, öyle değil mi?

Tomorrow afternoon, there's a school board meeting.

Yarın öğleden sonra Okul Yönetim Kurulu toplantısı var.

Excuse me, this is a private board meeting.

Affedersiniz ama bu özel bir kurul toplantısı.

Yeah, but then who killed everyone on board?

Evet, ama o zaman herkesi kim öldürdü?