English-Turkish translations for boat:

tekne · gemiler, gemi · bot · kayık · sandal · tekneler · denizaltı · yat · feribot · other translations

boat tekne

Oh, I always wanted to take a boat trip, and this is a particularly nice boat, isn't it?

Hep bir tekne gezisine çıkmak istemişimdir ve bu oldukça güzel bir tekne değil mi?

There's another boat out there.

Orada bir tekne daha var.

Well, it's a boat.

Eh, bu bir tekne.

Click to see more example sentences
boat gemiler, gemi

And a boat came by and said, "Do you need any help?

Bir gemi gelmiş ve demiş ki, "Yardıma ihtiyacın var mı?

There's a big boat coming!

Büyük bir gemi geliyor!

This ain't no boat, this a ship.

Bu vapur değil, bu bir gemi.

Click to see more example sentences
boat bot

We're still in the same room, and this isn't a boat.

Hala aynı odadayız ve bu bir bot değil. Bu bir bot.

I bought a boat!

Bir bot satın aldım!

He'll give us a boat.

Bize bir bot verecek.

Click to see more example sentences
boat kayık

The boat wasn't big enough and

Kayık yeterince büyük değildi ve

Look, I've found a boat.

Bak, bir kayık buldum.

There's a boat down there.

Aşağıda bir kayık var.

Click to see more example sentences
boat sandal

There's one! There's a boat!

Orada bir tane sandal var.

There's a small boat.

Küçük bir sandal varmış.

Where is the boat now?

Şimdi o sandal nerede?

Click to see more example sentences
boat tekneler

Well, there are boats, some boats, but not around here.

Yani tekneler, bazı tekneler var ama burada değil.

With boats, and lights, and drinking, and people?

Tekneler, ve ışıklar, ve içki, ve insanlarla mı?

Well, those are just big boats, right?

Onlar sadece büyük tekneler değil mi? Aynen.

Click to see more example sentences
boat denizaltı

That, and a multi-billion-dollar u-boat treasure, you know, explosion.

O, ve multi milyar dolarlık denizaltı hazinesi biliyorsun, patlama.

And Mr. Peck, that boat is just jam-packed with top-secret, submarine detection gear,

Ve Bay Peck, o tekne çok gizli denizaltı bulma donanımıyla ağzına kadar dolu.

But that night the U-boats attacked again.

Ancak o gece, denizaltılar tekrar saldırdı.

Click to see more example sentences
boat yat

That's his boat, isn't it?

Bu onun yatı, değil mi?

It's not a boat, it's a yacht.

Bu bir tekne değil, bir yat.

Shipyards, boats, yachts.

Tersaneler, tekneler, yatlar.

Click to see more example sentences
boat feribot

Zola and Bailey And tumors on the walls And ferry-boat scrub caps.

Zola ve Bailey duvardaki tümörler ve feribot desenli ameliyat kepleri.