English-Turkish translations for bonus:

bonus · ikramiye · prim · ödül · ekstra · other translations

bonus bonus

I was wondering if maybe it's possible to have an Express bonus this week.

Merak ediyordum da, belki bu hafta ekspres bonus almak mümkün olabilir.

Pretend it never happened and give ourselves a giant bonus.

Asla olmamış gibi yapar ve kendimizi devasa bir bonus veririz.

Let's talk about the bonus problem.

Hadi Bonus problemi hakkında konuşalım.

Click to see more example sentences
bonus ikramiye

Maybe they can manage without the bonus but I can't.

Belki onlar ikramiye olmadan idare edebilir ama ben edemem.

An extra bonus? A bottle of whisky or something?

Ekstra ikramiye mi? bir şişe viski ya da başka bişey mi?

And I'm pushing for a bonus, too.

Ve bir de ikramiye için bastırıyorum.

Click to see more example sentences
bonus prim

So, basically, it's a fancy word for a bonus?

Yani temelde, prim için kullanılan süslü bir kelime?

I think you deserve a bonus, Agent Burke.

Bence bir primi hak ediyorsunuz Ajan Burke!

They gave the bonus, right?

Prim verdiler değil mi?

Click to see more example sentences
bonus ödül

Look, Captain Shakespeare! Caught ourselves a little bonus!

Bakın, Kaptan Shakespeare! kendimize küçük bir ödül yakaladık!

Look at this studio filled with glamorous merchandise fabulous and exciting bonus prizes.

Şu stüdyoya bak, göz kamaştırıcı eşyalar, harika ve heyecan verici ödüllerle dolu.

I wanted to both congratulate you and offer you a bonus.

Seni hem tebrik etmek hem de bir ödül teklif etmek istiyorum.

Click to see more example sentences
bonus ekstra

This is an amazing gift because it comes with bonus gifts.

Bu müthiş bir hediye çünkü yanında ekstra hediyeler var.

A little extra bonus.

Küçük ekstra bir bonus.

An extra bonus? A bottle of whisky or something?

Ekstra ikramiye mi? bir şişe viski ya da başka bişey mi?

Click to see more example sentences