English-Turkish translations for booze:

içki · içki içmek · alkol · alem · kafayı çekmek · içki alemi · other translations

booze içki

Look, I I just came over here for the booze and the food.

Bakın, ben ben buraya sadece içki ve yemekler için geldim.

And most important, no more booze!

Ve en önemlisi artık içki yok

What this room needs is more booze.

Bu odanın daha fazla içkiye ihtiyacı var.

Click to see more example sentences
booze içki içmek

Look, I I just came over here for the booze and the food.

Bakın, ben ben buraya sadece içki ve yemekler için geldim.

We just came for the free booze.

Biz sadece bedava içki için geldik.

Hi, Hook, thanks for the booze.

Selam, Hook. İçki için sağol.

Click to see more example sentences
booze alkol

You got any booze around here?

Burada hiç alkol var mı?

You and me and booze.

Sen, ben ve alkol.

No fat, no booze and no cheese, No meat too.

Yağ yok, peynir yok, alkol yok et yok.

Click to see more example sentences
booze alem

Yeah, double duty, chips, booze, whatever you need.

Evet, çift görev, cips, alem, neye ihtiyacın varsa.

But where is the booze?

Ama nerede alem var?

There was booze, fornication, there was music

Alem vardı, zina vardı, müzik vardı

Click to see more example sentences
booze kafayı çekmek

And no booze today, Howard.

Bugün kafayı çekmek yok Howard.

And I thought you were boozing it up somewhere.

Ben de bir yerlerde kafa çekiyorsun sanıyordum.

One day, you'll die of boozing.

Bir gün, kafayı çekip, ölürsün.

Click to see more example sentences
booze içki alemi

Booze drunk, clothes removed.

İçki alemi elbiseler çıkarılmış.

Campfires, a few spliffs, booze, alfresco sex.

Kamp ateşleri, biraz ot, içki alemi, alfresco seksi.

Spliffs, booze and alfresco sex!

Ot, içki alemi, alfresco seksi.!