English-Turkish translations for border:

sınır · gümrük · kenar · sınır koymak · other translations

border sınır

This is Kyle Conrad, your brother and border patrol officer on the Arizona border.

Bu Kyle Conrad, senin erkek kardeşin ve Arizona sınırında sınır devriye memuru.

There's a revolutionary south of the border named Marcos Mendez.

Sınırın güneyinde Marcos Mendez adında bir devrimci var.

Happened just outside of our border.

Sadece bizim sınırın dışında Oldu.

Click to see more example sentences
border gümrük

Customs and Border Protection, Captain.

Gümrük ve Sınır Koruma, Kaptan.

I'm Frank Dixon, Director of Customs and Border Protection here at JFK.

Ben Frank Dixon, JFK Havaalanı'nda Gümrük ve Sınır Koruma müdürüyüm.

Customs and Border Protection, Port of New Orleans.

Gümrük ve Sınır Muhafaza. New Orleans limanı.

Click to see more example sentences
border kenar

The border is like a knife edged..

Sınır bir bıçak gibidir kenarlı. .

border sınır koymak

Last week he seized Stonedown on the western borders.

Geçen hafta da batı sınırındaki Stonedown köyüne el koymuştu.