English-Turkish translations for bore:

sıkmak · sıkıcı şey · can sıkmak, canını sıkmak · buluşmak · delik · sıkıntı · çap · boru · other translations

bore sıkmak

And I am sure that a boring girl like you won't have a boyfriend even then.

Eminim o zaman da yine senin gibi sıkıcı bir kızın erkek arkadaşı olmayacak.

Very boring and ordinary.

Çok sıkıcı ve sıradan.

This is getting so boring.

Bu sıkıcı olmaya başladı.

Click to see more example sentences
bore sıkıcı şey

It's a little boring, but I didn't see anything.

Bu biraz sıkıcı ama ben bir şey görmedim.

Can you get more boring than that?

Bundan daha sıkıcı bir şey olabilir mi?

What, about doing something boring?

Ne, sıkıcı şeyler hakkında mı?

Click to see more example sentences
bore can sıkmak, canını sıkmak

This is so boring.

Bu çok can sıkıcı.

It's boring, but it's real evidence.

Can sıkıcı ama gerçek bir kanıt.

New York is boring.

New York can sıkıcı.

Click to see more example sentences
bore buluşmak

And you found that too boring.

Ve bunu çok sıkıcı buldun.

Do you find them boring?

Onları sıkıcı buluyorsun?

You found me, how boring!

Beni buldunuz! Ne sıkıcı!

Click to see more example sentences
bore delik

And anyway, I found him a big bore.

Ve zaten, onu büyük bir delikte buldum.

Is that a large-bore I.V.?

Bu serum geniş delikli mi?

I'm inserting two large-bore ivs,

İki geniş delikli serum takıyorum.

bore sıkıntı

The whole thing's been a perfect bore.

Tüm olay mükemmel bir can sıkıntısı oldu.

Believe you me, you bore me to distraction.

İnan bana. İnan bana, beni sıkıntıdan öldürdün.

What?. Boredom.A bore.

Ne? Sıkıntı. Sıkıcı.

bore çap

Two large-bore IV's, a liter of saline.

İki iri çaplı serum, bir litre salin.

Dick Morris called it small-bore politics.

Dick Morris buna "küçük çaplı politika" diyordu.

bore boru

Well, pipe talk's boring.

Boru konuşmaları çok sıkıcı.