English-Turkish translations for both:

iki · ikisi de · ve · her iki, her ikisi · hem... hem..., hem · her ikisi de · other translations

both iki

Because your daddy loves me, and I love him, and we both love you, very, very, very much.

Çünkü baban beni seviyor ben de babanı seviyorum ve ikimiz de seni çok ama çok seviyoruz.

We both know what's going on here.

İkimiz de burada neler olduğunu biliyoruz.

No, they're both the same.

Hayır, ikisi de aynı.

Click to see more example sentences
both ikisi de

Because your daddy loves me, and I love him, and we both love you, very, very, very much.

Çünkü baban beni seviyor ben de babanı seviyorum ve ikimiz de seni çok ama çok seviyoruz.

Great day for both of us.

İkimiz için de harika bir gün.

She's dead, and now she's trying to hurt you or both of us.

O öldü. Şimdi de sana zarar vermeye çalışıyor. Ya da ikimize birden.

Click to see more example sentences
both ve

Because your daddy loves me, and I love him, and we both love you, very, very, very much.

Çünkü baban beni seviyor ben de babanı seviyorum ve ikimiz de seni çok ama çok seviyoruz.

Jack and Ben both wanted to return to the island, So they found a way.

Jack ve Ben ikisi de adaya geri dönmek istiyordu, ve bir yolunu buldular.

Do us both a favor and just keep walking.

İkimize de bir kıyak yap ve yürümeye devam et.

Click to see more example sentences
both her iki, her ikisi

And it's gonna be better for both of us.

Bu her ikimiz için daha iyi olacak.

Well, maybe a little of both.

Belki de her ikisinden de biraz.

Both of you, please.

Her ikiniz de, lütfen.

Click to see more example sentences
both hem... hem..., hem

Listen to me, you will do something for me, for both of us.

Dinle beni, hem benim için hem de kendin için bir şey yapacaksın.

So Summer and Anna are both coming to this party?

Yani partiye hem Anna hem de Summer gelecek?

Both good and rich.

Hem iyi hem zengin.

Click to see more example sentences
both her ikisi de

You can listen to everything and that we know both.

Sen her şeyi yapabilirsin ve ikimiz de bunu biliyoruz.

Yeah, they're both here.

Her ikisi de burada.

And they were both young.

Ve her ikisi de gençti.

Click to see more example sentences