English-Turkish translations for boundless:

sınırsız · sonsuz · bucaksız · other translations

boundless sınırsız

His name's Mr. Furious, and his power comes from his boundless rage.

Onun adı Bay Sinirli, ve gücü de sınırsız öfkesinden geliyor.

Is it boundless courage you have, Or is it incorrigible stupidity?

Bu sahip olduğunuz sınırsız cesaret mi yoksa bitmek bilmeyen bir aptallık mı?

Full of boundless strength and illusions.

Sınırsız güç ve hayallerle dolu.

Click to see more example sentences
boundless sonsuz

Miss Yuen, bitterness, like the sea, is boundless.

Bayan Yuen, keskin ve denizler gibi sonsuz.

A Pathan knows only two things boundless love and limitless hatred.

Bir Peştu yalnızca iki şey bilir sonsuz sevgi ve sınırsız nefret.

Limitless potential, boundless horizons!

Sınırsız potansiyel, sonsuz ufuk!

Click to see more example sentences
boundless bucaksız

Is it boundless courage you have, Or is it incorrigible stupidity?

Bu sahip olduğunuz sınırsız cesaret mi yoksa bitmek bilmeyen bir aptallık mı?

She's a speck in a boundless universe.

O sadece bir zerre Bu sınırsız evrende.

This boundless love

Bu sınırsız sevgi.