English-Turkish translations for bounty:

ödül · kelle · mükafat · cömertlik · prim · other translations

bounty ödül

Why would a delicate little thing like you want to be a goddamn bounty hunter?

Senin gibi küçük narin bir şey neden ödül avcısı olmak ister ki?

And that filthy pig bounty hunter is a hero!

Ve o ödül avcısı pis domuz, bir kahraman oldu!

You're not going anywhere, bounty hunter.

Hiçbir yere gitmiyorsun, ödül avcısı.

Click to see more example sentences
bounty kelle

Jack Duncan, the most successful bounty hunter in new Mexico, not some old sheriff.

Jack Duncan New Mexico'daki en başarılı kelle avcısıydı eski bir şerif değil.

I'm not a bounty hunter.

Ben bir kelle avcısı değilim.

I'm a bounty hunter!!

Ben bir kelle avcısıyım!

Click to see more example sentences
bounty mükafat

He's a lowlife bounty hunter.

Aşağılık bir mükafat avcısı.

bounty cömertlik

His bounty earns him a new title

Cömertliği ona yeni bir unvan kazandırır

bounty prim

Bounty's good dead or alive, Tunney. I think I'd prefer dead.

Prim iyi ölü veya diri, Tunney. sanırım ben ölü tercih ediyorum.