English-Turkish translations for bout:

maç · zaman · nöbet · müsabaka · kriz · yarışma · other translations

bout maç

You missed a great bout, Gus!

Büyük bir maç kaçırdın Gus.

Match, bout, fight, contest, day, Helena.

Maç, müsabaka, dövüş, yarışma, gün, Helena.

In our next bout, in this corner, Black Rudy!

Sıradaki maçta, bu köşede Black Rudy var!

Click to see more example sentences
bout zaman

All right. Well, how 'bout this?

Pekala, o zaman buna ne dersin?

How 'bout this one, then?

O zaman buna ne demeli?

Well, all right. Then, how bout some tomato soup?

Peki, o zaman, biraz domates çorbasına ne dersin?

Click to see more example sentences
bout nöbet

I had typhoid fever and rickets. Also, rheumatic fever, measles, chicken pox, pneumonia and several bouts of influenza.

Tifo ve raşitizm bir de romatizma ateşi, kızamık, suçiçeği, zatürree ve birçok grip nöbetleri.

Followed by random bouts of melancholia.

Ardından, gelişigüzel melankoli nöbetleri geldi.

bout müsabaka

Match, bout, fight, contest, day, Helena.

Maç, müsabaka, dövüş, yarışma, gün, Helena.

bout kriz

Look, our love has weathered federal arrests And heart-Attack-Inducing kisses and a freakazoid bout of amnesia.

Bak bizim aşkımız tutuklanmalardan kalp krizi geçirten öpücükten ve hafıza kaybımdan bile etkilenmedi.

bout yarışma

Match, bout, fight, contest, day, Helena.

Maç, müsabaka, dövüş, yarışma, gün, Helena.