English-Turkish translations for bowl:

kase · top · tabak · tas · çanak · kap · kupa · bovling oynamak · other translations

bowl kase

Can you get me a bowl of hot water and some towels?

Bana bir kase sıcak su ve ıslak havlu getirir misin?

Anybody want a bowl of hot and sour soup?

Bir kase sıcak ve ekşi çorba isteyen var mı?

A large bowl of water.

Büyük bir kase dolusu su.

Click to see more example sentences
bowl top

I also bought a new bowling ball.

Ve ayrıca yeni bir bowling topu aldım.

By then I'll have found you the perfect bowling ball.

Bu arada sana mükemmel bir bowling topu buldum.

Bowling ball and bowling ball.

Bowling topu ve bowling topu.

Click to see more example sentences
bowl tabak

Did somebody say there was a big bowl of food?

Birisi büyük bir tabak yiyecek mi var dedi?

Can I have another bowl?

Bir tabak daha alabilir miyim?

Well, nobody said life was a bowl of cherries.

Hiç kimse hayatın bir tabak kiraz olduğunu söylemedi.

Click to see more example sentences
bowl tas

It's just a bowl and some food.

Bir tas ve biraz yemek var.

Another bowl of soup here!

Buraya bir tas daha çorba!

Two bowls, please.

İki tas, lütfen.

Click to see more example sentences
bowl çanak

Is there water and a bowl here?

Temiz su ve bir çanak var mı?

I must make a wooden bowl too later on.

Daha sonra bir de tahta çanak yapacağım.

That's a nice bowl, man.

Bu güzel bir çanak.

Click to see more example sentences
bowl kap

Well, come on and get a bowl, then.

Peki, öyleyse gel de bir kap al.

Okay, here's a bowl.

Pekala, işte bir kap.

Barber, get another bowl of water.

Berber, Bir kap daha su getir.

Click to see more example sentences
bowl kupa

Oh, no, no, not the bowling trophy!

Oh, hayır, hayır, bowling kupa değil!

Not a Super Bowl ring, right?

Süper Kupa yüzüğü değil. Evet.

Who won the Super Bowl, Cobb?

Süper kupayı kim kazandı Cobb?

Click to see more example sentences
bowl bovling oynamak

Who wants to go bowling?

Kim bovling oynamak istiyor?

You're very bad at bowling, Toby.

Çok kötü bovling oynuyorsun Toby.

Well, he's down here bowling.

Yani, burada bovling oynuyor.

Click to see more example sentences