boxes

Why? Mary, please do me a favor and just put the box back for now, okay?

Mary, lütfen bana bir iyilik yap ve o kutuyu şimdilik yerine koy, tamam mı?

Okay, one more thing no matter what is in this box we are still family.

Bir şey daha. Bu kutunun içinde ne olduğu hiç önemli değil, biz hala bir aileyiz.

Once upon a time, there was a very pretty girl who lived in a beautiful box and everybody loved her.

Bir zamanlar, çok güzel bir kutuda yaşayan çok tatlı bir kız vardı ve herkes onu severdi.

In the box, there's a surprise for you a lovely new dress for the ball.

Kutuda, senin için bir sürpriz var balo için çok hoş bir elbise.

Huh. It's not a bomb, sir, but there is something in the box.

Bu bir bomba değil efendim ama kutunun içinde bir şey var.

Dr. house, please. 'cause there's a music box in there.

Dr. House, lütfen. Çünkü orada bir müzik kutusu var.

Except for a box full of French books and this apartment, I have nothing.

Bİr kutu dolusu fransızca kitap ve bu ev dışında hiçbir şeyim yok.

The next day, a box arrived with a beautiful dress and a note saying

Ertesi gün, içinde güzel bir elbise olan bir kutu geldi bir de not vardı

This is our last box too, Sergeant.

Bu da bizim son kutumuz çavuş.

To win this game, you need a pretty box And a pretty girlfriend.

Bu oyunu kazanmak için, güzel bir kutu ve güzel bir arkadaş gerekir.