boxes

Please tell me you found something in that box.

Lütfen o kutuda bir şey bulduğunu söyle bana.

It's not a music box.

Bu bir müzik kutusu değil.

Look, there's this thing, the black box.

Bak, kara kutu diye bir şey var.

This is not a simple box

Bu basit bir kutu değil

There's a piece of the box still missing, right here.

Kutunun hâlâ kayıp olan bir parçası var. Tam burada.

A pretty box and a pretty girlfriend.

Güzel bir kutu. Ve güzel bir arkadaş.

Come and see me box tomorrow night.

Yarın gece bana gel ve gör.

This box is just for this month.

Bu kutu sadece bu ay için.

But you know who finally got that box?

Ama sonunda kutuyu kim aldı biliyor musun?

In the package was this little black box and a letter.

Paketin içinde küçük siyah bir kutu ve bir mektup vardı.