English-Turkish translations for brace:

tel · hazırlamak · destek · parantez · boyunluk · korse · sıkı tutmak · desteklemek · askı · other translations

brace tel

But I don't want braces.

Ama ben diş teli istemiyorum.

The one with braces and ugly red hair.

Diş teli ve çirkin kızıl saçı olan.

Three years ago she was in braces.

Üç sene önce diş teli takıyordu.

Click to see more example sentences
brace hazırlamak

Young man, brace yourself for some congratulations!

Genç adam, kendini hazırla tebrikler için!

Brace yourself. Here it comes.

Kendini hazırla, işte geliyor.

Brace yourself, darling.

Kendini hazırla hayatım.

Click to see more example sentences
brace destek

I think it's like a cool Goth back brace.

Bence bu çok havalı bir Gotik sırt desteği.

I made Jewel a brace and a boot.

Jewel için bir bot ve destek yaptım.

Find something to brace the wheel.

Çark için destek gibi bir şey bul.

Click to see more example sentences
brace parantez

So, long story short, it's too early for fixed braces.

Bu yüzden, kısa uzun bir hikaye, çok erken sabit parantez için.

We are going to get her dental imprint for the braces now.

Biz onu diş almak için gidiyoruz için baskı şimdi parantez.

Removable braces can stimulate transversal development.

Çıkarılabilir parantez canlandırabilirsiniz enine gelişme.

Click to see more example sentences
brace boyunluk

No, I mean, yes? What neck brace?

Hayır, yani, evet, yani, ne boyunluğu?

I got a neck brace.

Ben de boyunluk var.

brace korse

Barry, I have a back brace in my bedroom.

Barry, yatak odamda bir sırt korsesi var.

And Dee's body brace.

Ve Dee'nin sırt korsesi.

brace sıkı tutmak

Yeah, well, brace yourself.

Evet, şey, kendini sıkı tut.

All right, brace yourself, Cynthia.

Pekala. Sıkı tutun, Cynthia.

brace desteklemek

Your confidence in me is bracing.

Bana olan güvenin çok destekleyici.

brace askı

It's a brace.

Bu bir askı.