English-Turkish translations for brag:

övünmek · atıcı · övünme · atma · böbürlenmek · other translations

brag övünmek

Um not to brag, but I happen to have a lucky parking spot.

Övünmek gibi olmasın ama çok şanslı bir park yerim var.

Not a brag, 'cause I'm not Iike that.

Övünmek gibi olmasın çünkü öyle biri değilim.

Not to brag, but I'm the best.

Övünmek istemem ama, ben en iyisiyim.

Click to see more example sentences
brag atıcı

Peggy Ned Merrill, still bragging.

Peggy. Ned Merrill, gene atıyor musun?

Ned Merrill, still bragging.

Ned Merrill, gene atıyor musun?

But you always bragged about the Netherlands.

Sen her zaman Hollanda hakkında atıp tutarsın.

Click to see more example sentences
brag övünme

Yeah, don't brag.

Evet, övünme yok.

Okay, stop bragging.

Tamam, övünme artık.

brag atma

No bragging, Teddy.

Palavra atma, Teddy.

brag böbürlenmek

He talks too much, and all he does is brag.

Çok fazla konuşuyor ve tek yaptığı şey böbürlenmek.